Lider ve Zaman

0
359

Yaşam zaman demektir. Kaybedilince geri kazanılamayacak tek şey zamandır. Bazı insanlar zamanını iyi planlar, yaşamına çok şey sığdırır, bazı insanlar sanki zaman kendinin değilmiş gibi boşa geçirir. Gönüllülük, zamanı değerli olan insanların işidir. Gönüllülük gönülden gelen ve karşılık beklenmeyen bir uğraş oluşu nedeniyle profesyonel işlere ayrılan zaman dışında yapılır. Yani profesyoneller iş dışı zamanlarını dinlenmek, aileleri, dost ve arkadaşlarıyla geçirmek için kullanırken veya hobileri ile uğraşırken, gönüllüler başka insanlara, canlı cansız tüm varlıklara, doğaya ve çevreye hizmet etmek için kullanırlar. Gönüllünün zamanı bedeli çok ağır ödenecek bir değerdedir.

Liderin zamanı diğer insanların zamanından daha değerlidir. Çünkü o artık zamanını kendi isteklerine göre geçirebilecek konumda değildir. Liderlik yaptığı gönüllüler önderlik, rehberlik, yol göstericilik beklerken, lider zamanını en verimli şekilde kullanmak zorundadır.

Liderin ve grubun zamanını ziyan edebilecek şeyler şunlar olabilir: Kararsızlık çok zaman kaybettirir. Siz karar verinceye kadar karara olan ihtiyaç ve heyecan bitmiş olabilir. Siz kaybettiğiniz zamanın üzüntüsü içinde kalırsınız.

Plansızlık veya iyi plan yapamamak, kısa mesafelerden sonuca ulaşmayı engelleyip lideri bilinmeyen yollara veya labirentlere sokabilir. Lider başarıya ulaşabilmek için yapılacak hizmetin ihtiyaç durumunu, grubun isteklerini ve olanaklarını iyi saptamak ve öncelikleri belirlemek durumundadır. Bir ilçeyi sel basmış; ilçe derneği, sel felaketinden sonra ihtiyaçları yerinde görmek üzere ilçeye gelen bakanı bir okulun boru trampet takımı ile karşılamış. Bakan, “İlçe harap haldeyken bu boru trampet takımı nedir?” diye sormuş. Dernek başkanı bakandan teşekkür beklerken azar işitmiş. Bilge bir kişi, “Lider yavaş yavaş acele eder” diyor.

Yani lider telaşsız olur. En acele işte bile tedbirli, temkinli hareket eder. Telaşla yanlış yapılan iş çok zaman kaybettirir, telafisi güç olur.

Bürokrasiyi anlatırken kullanılan en yaygın tabir: “Bugün git, yarın gel”dir. Her erteleme projeye, gönüllülere ve lidere çok zaman kaybettirir. Lider günlük, rutin işlerle uğraşmaz. Kendini işe kaptırıp tüm dünyayı unutmaz. Aksine dünyaya bakar, dünyayı izler, dünya ile ilgilenir ve gönüllü olarak dünyanın sorunlarını çözmeye çalışır. “Gözlerimi kapatır görevimi yaparım” deyimi zamanı değerli olmayan iş bağımlısı yöneticiler için kullanılır. Lider gözü açık, zamanı değerli insandır.

Lider görüşlerini, projelerini gönüllülere toplantılar ile ulaştırır. Lider için hem en yararlı, hem de en tehlikeli silah toplantılardır. Zamanında başlamayan, bitiş süresini aşan ve verimsiz geçen toplantılar çok zaman kaybettirir. Yalnızca zaman kaybettirmekle kalmaz grubun motivasyonunu, liderin itibarını da çok zedeler. Tüm gönüllülük yaşamım boyunca tek şikâyetim zamanın iyi kullanılmayışı nedeniyle uzayan toplantılar olmuştur.

Liderin bir zaman ustası olması gerekir. Yanlış zamanda yapılan yanlış hareket lidere ve gruba büyük zararlar verir, dönüşü çok güçtür. Doğru zamanda yanlış hareket, zamanın doğruluğu avantajını ortadan kaldırır ve lidere itibar kaybettirir. Liderin başarısı ve itibarı doğru zamanda doğru işler yapabilmektedir.

Liderlik Ateşi

Liderlik tayinle, terfiyle, kanunla, yönetmelikle, örf, adet ve gelenekle göreve gelip yapılabilecek bir iş değildir.

Liderlik isteği ayrı, liderlik ateşi ayrı bir şeydir. Liderliğin prestijinden yararlanmak isteyen, prestijli kurumlarda başkan olmak için çaba sarf eden ve ulaşan birçok insanla karşılaştım. Teslim aldıkları kurumları bozan, parçalayan, yıkıcı zararlar verenler oldu. Liderler içte yanan ateşin verdiği karşılıksız hizmet anlayışı ile başarıya ulaşırlar.

İçinizdeki hizmet ateşi ne kadar güçlüyse liderlikteki başarınız o kadar büyük olur. Başka insanların acı ve yoksulluklarını paylaşmak, insanlığın mutluluğu ve huzuru yolunda çalışmak isteği içinizde yok ise, siz kalbin gerçek ateşini söndürmüşsünüz demektir. O zaman ömür boyu gerçek olmayan mutlulukları ararsınız.

Mala, mülke, şana, şöhrete dalarsınız. Hayrı, hizmeti, başka insanları hiç düşünmeyen, kendi çıkarlarından başka bir şeyi hesap etmeyen, yalnızca dünyasal değerlerle özdeşleşen, şefkatten, merhametten uzaklaşan, vermeyi, paylaşmayı kayıp, yalnızca almayı kazanç olarak gören birçok tanıdığım vardır. Onların kalbinde değil zihninde bir ateş yanar. Her gün görürüm; o cehennem ateşi cayır cayır onları yakar. Uzun süren gönüllülük yaşamımda, çok önemli gönüllülük yeteneklerine sahip olmayan liderler gördüm.

Fakat ordularını zaferden zafere koşturan kumandanlar gibi başarılıydılar. Çünkü samimi bir hizmet arzusu içindeydiler. Liderlik iddiaları yoktu. Ama gönüllüleri birlikte hizmete yönlendirmek için kendi içlerinden başlayıp yayılan bir motivasyonları vardı.

Grupla aralarında içten bir bağlılık, güven ve inanç duygusu egemendi. Onlar kendilerini bir lider değil, hizmet insanı olarak görüyorlardı. Onların hedefi, hiç gösteriye ve gösterişe kaçmadan birleşmek, bütünleşmek, hizmet yapmaktı. Böyle insanlar, hiç kimseye “Seni seviyorum” demezler, sevgi gösterileri yapmazlar ama severler, sevgileri şefkatleri gözlerinden okunur, tüm davranışlarından hissedilir. Liderlik eğitimi almamış, liderlik yeteneklerini geliştirmemişlerdir ama hizmet tutkularının büyüklüğü kalplerindeki ateşi hiç sönmeden yaşatmıştır. Bu tutku öylesine etkilidir ki çevreyi de kendisiyle birlikte ateşlemiştir.

YORUM BIRAK