Misyon

0
379

Misyon; büyük amaçları, kişinin veya grubun varoluş nedenini ifade eder. İnsan yüce bir varlıktır. Evrenin en şerefli varlığı olarak dünyaya gelir. Bu denli büyük şeref ve yücelikle yaratılan insan öncelikle kendi değerinin bilincinde olmalıdır. Küçük işlerle, küçük olaylarla uğraşmak insanın büyüklüğüne yakışmaz. Dilenciye para vermek, aç olanı doyurmak, üşüyeni giydirmek güzel hizmetlerdir ama insanın büyüklüğü karşısında çok küçük olarak kalırlar. Para, pul, han, hamam, fabrika, mağaza, şan, şöhret, makam, mevki, bunların hepsi kısa ömürlüdür. Hiçbirisi bir insan için amaç oluşturacak kadar büyük şeyler değildir. Ancak bir misyonu oluşturmak için araç olabilirler. Diyelim ki, çok varlıklı bir insan ölürken kendi kendine sordu. “Bu kadar malı, mülkü, şanı, şöhreti; bir tekini dahi alamadan bırakıp gitmek için mi biriktirdim?” Eğer çocuklarını da kendisi gibi yalnızca kazanmak ve biriktirmek arzusu içinde yetiştirmişse, bir ömür boyu yandığı cehennem ateşine onları da atıp gidiyor demektir. Dengeli çalışma ve kazanma prensiplerini çocuklarında yeşertememişse çocuklar büyük bir tembellik ve atalet içinde birikmiş olan hazıra konup yiyecekler demektir. Eğer o paraları kazanırken hakka, hukuka, işçinin alın terine, kazancın helalliğine önem vermeden iş yapmış ise kalan para nasıl ve kime kalırsa kalsın, ondan bir hayır beklememek gerekir.

Bir misyonun oluşumunda üç yol birleşir. İnsanlığın ve dünyanın derin ihtiyaçları, sizin yetenekleriniz ve yüreğinizin gösterdiği yol. Burada en büyük tehlikeaklın devreye girmesidir. Akıl insanlara hesap, kitap, çıkar yolları açar. Oysaki en güzel yolları açan sevgidir.

Sevgi en doğru rehberdir; insanları huzura, mutluluğa, sevince ve coşkuya ulaştırır. Misyon oluşturmak isteyen insanlar sevgi yeteneklerini geliştirmeli, şefkati, merhameti yaşamlarından hiç eksik etmemeli ve gerçek misyonun karşılıksız hizmet olduğunu bilmelidirler.

Esas hizmetleri ise, misyonları doğrultusunda başka insanlara gönüllülük duygusunu yansıtmak olmalıdır.

Allah her kuluna çeşitli yetenekler vermiştir. 400 ila

700 arası yetenekten söz edilir. Eğer bunlar yaşama katılmazsa, bu yetenekler, alınıp da paketi dahi açılmadan bir kenara atılan hediye gibi boynu bükük kalırlar.

Yeteneklerimiz misyonumuzu oluşturmakta büyük değere sahiptirler. Onları keşfetmek ve misyonumuzun oluşumu yolunda çalışmak bizleri ruhsal görev bilincine ulaştırır. Misyonun yüceliği, ruhsal bağlantısından kaynaklanır. Misyonumuzu oluşturmak için yapacağımız arama ve çalışmalar ruhsal gelişim yolunda zevkli ve heyecanlı bir yolculuk olarak yaşanır.

Ruhsal erginlik ve olgunluk içinde misyonunuz yolunda yürürken sevgi, ilham, içgörü gibi ruhsal değerler yolunuzu aydınlatır, yol gösterici olur. Yüce Önder

Atatürk, zengin ruhsal değerler ile olgunluk içinde yaşayan büyük bir lider idi. Misyonu Türk Milleti’nin kurtuluşunu, özgürlük ve bağımsızlık içinde onurlu yaşayışını sağlamak idi.

Her insanın önüne misyonuna ulaşmak için çeşitli yollar açılır. Eğer onlar yaşam amaçlarını yalnızca kendilerinin, eşlerinin ve çocuklarının iyi yaşamaları, iyi okullarda okumaları, iş, güç, mal, mülk sahibi olmaları, gezmeleri, tozmaları olarak belirlemişler ve bunlara ulaşmak için dünyaya odaklanmış, dünya değerleri ile özdeşleşmişlerse; misyonlarına ulaşabilecek ve önlerinde açılan yolları görebilecek yetenekleri kalmamış demektir. Varlık, yokluk, açlık, tokluk duyguları içinde dünyaya odaklı bir yaşam sürdürür ve debelenip dururlar.

YORUM BIRAK