Türkiye’de Gönüllü Örgütlenmesi İçin Olanaklar

0
364

Türkiye’de gönüllülerin bir araya toplanıp bağımsız, örgütsel bir yapıya sahip olabilmeleri için iki yol vardır. Birincisi dernek kurmak, ikincisi de vakıf kurmaktır. Dernek ve vakıfların her ikisinin amacı da gönüllü hizmet olmasına rağmen kuruluştaki temel dayanak ve işleyiş yöntemleri yönünden önemli farklar vardır.

Vakıflar

Vakıf, bir veya birkaç kişinin belirledikleri bir amacın yerine getirilmesi ve başka insanların yararlanmaları için paralarını veya mallarını hizmet yoluna adayarak oluşturdukları yasal bir gönüllü hizmet kuruluşudur. Vakıfların amaçları kurucuları tarafından belirlenir. Amaç kesinlikle kişisel olamaz. Vakıflar hayır ve hizmeti maddi ve manevi olanaklarla desteklemek ve kalıcı hale getirmek için toplumsal yardımlaşma, dayanışma ve hizmet amacıyla kurulur. Vakfın amacı hukuka, ülke yararlarına uygun olmalı, belirli ve anlaşılabilir şekilde vakıf resmi senedine yazılmalıdır. Vakıfların uzun süreli ve kalıcı kurumlar oluşları nedeniyle kuruluştaki amaçlarının değiştirilmemesi gerekir. Çünkü kuran hayırsever, bir amaç hedeflemiş ve varlığını onun gerçekleşmesi için adamıştır. Bu nedenle vakfı yönetenler bu amacı gerçekleştirmek için vakfı kuranlara karşı borçludurlar. Bu borç önemli ve kutsal bir borçtur. Bir hayırseverin geleceğe bırakmak istediği arzu, hayal ve hedefleri değiştirilmemelidir. Oysaki derneklerde genel kurul kararıyla dernek amacı değiştirilebilir, yeni eklemeler yapılabilir. Hatta derneğin adı bile değiştirilebilir. Vakıflarda ise bunları yapmak, hele kurucular hayatta değilse hem saygı olarak hem de yasal olarak olanaksızdır. Vakfın diğer bir kutsal yanı ise mal varlığıdır. Vakfa konulan sermaye hizmet için Allah yoluna adanmıştır ve gelecek her geliri de aynı anlamdadır.

Dernekler

Esas olarak para ve maddi olanaklara dayanmadan, kişisel emek, sevgi ve yaratıcılıkla gönüllü olarak çalışmak isteyenlerin ülkemizde kurabileceği tek örgütsel yapı derneklerdir. 2004 tarihli Dernekler Kanunu’na göre: “Dernek, kazanç paylaşımı dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarını ifade eder.”

YORUM BIRAK